MAKALELER
UHAD’ DAN SAĞLIK HİZMETLERİNİN KALİTESİNE BÜYÜK KATKI - 07.12.2008

UHAD LOGO
Yaklaşık 3 yıl önce İzmir’ de kurulan UHAD (Ulusal Hastane Akreditasyon Derneği), sağlık hizmetlerinin kalitesini geliştirerek sürekliliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalarını başarıyla sürdürüyor.

 

Halkın sağlık hizmetinin kalitesine olan güvenini artırmak için Ulusal Hastane Akreditasyon (yeterlilik) Sistemi’ nin kurulması ve yürütülmesi amacıyla yola çıkan UHAD, ulusal çalışmalarını uluslararası boyuta taşımaya başladı. UHAD (Ulusal Hastane Akreditasyon Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Salih AYVAZ, Bir grup sağlık çalışanı, doktor ve hemşirelerle birlikte 3 yıl önce UHAD’ ı kurduklarını belirterek, “Derneğimizin ana amacı, Türkiye’ deki tüm özel veya kamu kuruluşlarında hasta mahremiyetinin en üst düzeyde korunduğu, hasta ve hasta hakları doğrultusunda daha güvenli sağlık hizmetinin sunulduğu bir yapıya katkı sağlamaktır. Derneğimiz ayrıca, sağlık kuruluşlarında hasta ve hasta yakınlarının memnuniyet düzeylerinin artırmayı amaçlamaktadır. Yine, sağlık kuruluşlarının dünya çapındaki kalite seviyesine ulaşmaları ve aynı zamanda sağlık turizmini de içine alacak şekilde rekabet güçlerini artırmak amacıyla uygun bir ortam oluşturmak da UHAD’ ın diğer amaçları arasında yer alıyor.” dedi. 
 
DERNEĞİN YAPILANMASI
3 yıldan bu yana  derneğin yapılanması ile ilgili çalışmalar konusunda yoğunlaştıklarını anlatan Salih AYVAZ, “Ulusal Hastane Akreditasyon Derneği, dünyadaki emsallerini takip ederek bir sistem arayışı içerisine girdi. Aslıan bakarsanız dünya genelinde yaptığımız araştırmalar sonucunda, Türkiye’ ye uygun bir sistem bulamadık. Şunu istiyorum. Sağlık hizmetleri ülkelere has özelliklere göre şekillendirilmektedir. Yani örneğin bir Hollanda, İngiltere yada ABD sistemini birebir alıp Türkiye’ de uygulamak mümkün değildir. Bizim yapmak istediğimiz; standartları inceleyip, Türkiye’ ye uyumunu sağlamak ve bu uyumuyla birlikte de, ISO 9000 gibi mevcut çalışmaları ve emekleri heba etmeden Ulusal Hastane Akreditasyon Derneği’ nin oluşturduğu standartları sağlık kuruluşlarına anlatmak ve uygulanmasına katkıda bulunmaktır. Oluşturmuş olduğumuz standart, hem bu anlayışı devam ettirebilecek, hem de dünyadaki örneklerini geliştirecek “hasta bakımı” odaklı bir yaklaşımla şekillendirilen ilkelerden oluşuyor. Standartlarımız 2008 yılının Haziran ayında son şekline kavuştu. Son şeklini almadan önce 472 defa değiştirildi. Çünkü standartların oluşturulması “ben yaptım oldu” mantığıyla gerçekleşmiyor. Birçok ilgiliye gönderdik, fikir aldık, üzerinde tartışılmasını sağladık ve bugünkü haline kavuşturduk.” dedi.
 
UHAD Yönetim Kurulu Başkanı Salih AYVAZ, UHAD Standartları’ nın, dünyada var olan standartların ötesinde, “uluslararası işbirliğini” de içerdiğini, Hindistan’ la anlaşma yaptıklarını ve yavaş yavaş uluslararası tanınır hale geldiklerini bildirdi. Ayvaz, denetime de büyük önem verdiklerini kaydederek, “UHAD denetiminin kapsamı, başvuran sağlık kuruluşunun yayınlanan standartla ilgili tüm fonksiyonları ve hastaya sunulan ortamların tamamını içerir. UHAD denetiminin tarafsızlığı için, denetim bulgularına dayalı olarak belgelendirme kararı “TS EN ISO/IEC 17021 Uygunluk Değerlendirmesi – Yönetim Sistemlerinin Tetkikini ve Belgelendirmesini Sağlayan Kuruluşlar İçin Şartlar” standardına göre kurulmuş olan bir sistemle değerlendirilmektedir.” diye konuştu.
 
Akreditasyonu, “sağlık kuruluşundan bağımsız ve müstakil bir organizasyonun, sağlık kuruluşunun kalitesini ve bakım güvenliğini iyileştirmek için tasarlanmış bir dizi gereksinimi karşılayıp karşılamadığını, ortak kabul görmüş bir standart / rehber ışığında objektif olarak değerlendirilmesi sürecidir.” Diye tanımlayan Başkan Salih Ayvaz, “UHAD’ ın akreditasyon süreci, bir sağlık kuruluşu içerisinde hasta bakım süreçlerini ve sonuçları sürekli iyileştirmeye gayret eden kalite ve güvenlik kültürü oluşturmak ve sürdürmek için tasarlanmıştır.
 
Ulusal Hastane Akreditasyon (yeterlilik) Sistemi ile tüm aşamalarda gereken önlemlerle planlı ve sistematik bir yapı amaçlanmaktadır. Bu sistemle, yapılan hataları ayıklamak yerine doğrudan hatanın kaynağına yönelmek, sebeplerini analiz etmek ve hata kaynaklarını ortadan kaldırmak hedeflenmiştir. Sağlık kuruluşlarındaki potansiyel hatalara karşı önleyici maksatlı risk analizleri de sistemin katma değer üreten bir diğer parametresidir” şeklinde konuştu.
GÜNÜN KÖTÜLEŞEN EKONOMİK KOŞULLARI İÇERİSİNDE YÖNETİM DANIŞMANININ ÖNEMİ - 07.11.2008

 
Genelde ulusça hasta olmadan doktora gitmeyi pek bilmez ya da yatağa düşmeden istemeyiz. Onun için de çok basit ucuz bir ilaçla geçebilecek rahatsızlığımızı önemli bir bedel ödeyerek bertaraf ederiz, çektiğimiz ağrı ve acılarda yanımıza kar kalır. İşte 1995`den beri sürdürdüğüm yönetim danışmanlığı da doktorların benzeri biçimde çalışan sistematiğe sahiptir. Zaten bundan dolayı bazen yönetim danışmanlığını açıklamak için şirket doktorluğu deyimi de kullanılır.

Günümüz ekonomik koşulları içerisinde birçok şirket yönetim danışmanına ödeyeceği bedeli ne kadar olursa olsun israf olarak görmekte ve tasarruf tedbirleri uygulamasında yönetim danışmanlığı hizmetini sona erdirmeyi ilk sıraya yazmaktadır.

Aslında bu yapılabilecek en büyük yanlıştır. Çünkü yönetim danışmanı uzmanlık alanındaki deneyimi ile zor dönemlerin aşılmasında önemli kazanımlar sağlayan bir rehberdir. Evet, patrona yıllarca uğraşıp didinerek büyüttüğü işini öğretmeyecektir ama işini nasıl koruyabileceği konusunda paniğe kapılmaksızın gerçekleri duygularının esiri olmadan değerlendirerek destek verecek kişi yönetim danışmanıdır. Bu nedenle yönetim danışmanından hizmet almayı sürdürmekte yarar vardır, tasarruf tedbirleri listesinin orta hatta alt sıralarına yazılmalıdır.

Düşünün ki; çevrenizde salgın hastalık kol gezerken şirket doktorunuz yanınızda ve 24 saat sağlığınızla ilgileniyor, bu size kendinizi psikolojik ve fizyolojik olarak daha iyi hissettirmez mi?

İşletmelerimiz tıpkı insanoğlu gibi doğar, gelişir, olgunlaşır ve işlevi sona erer. Ülkemizde bu süreç istatistiklere göre ortalama 11,5 yıldır. İşletmelerin bu süreyi uzatmaları tabii ki mümkündür. İşin sırrı bünye içi danışmanların yanında dış danışmanlardan hizmet satın almaktır. Şirketin bünyesinde her konuda uzman kişileri barındırmanın maliyeti çok büyük organizasyonlar için bile külfetlidir. Modern yöneticinin şirketin kaliteli yaşamını uzatmakta yapması gereken sıkıntıya düştüklerinde değil en azından şirketin gelişme sürecinin başlamasıyla sürekli yönetim danışmanlığı desteği alarak yapılacak eylemler ve alınacak tedbirleri planlayıp uygulamaya geçirmektir.

Yönetim danışmanı, aile doktorunuz, mali müşaviriniz ya da özel avukatınızdan farklı değildir, kesinlikle güven duyabileceğiniz sırdaşlarınızdandır. Yönetim danışmanın uzmanlık alanı vardır, gerektiğinde acil doktoru gibi davranmak zorunda kalırsa da o bir pratisyen hekim de değildir.

Yönetim danışmanlığı ana olarak işletme dışından konusunda uzman kişilerin işletme problemlerini karmaşık sistem anlayışı ile öznel tasarım çözümler üretmesidir. Bir yönetim danışmanı öznel tasarımlar geliştirebilmesi için yaratıcı olmalıdır. Yönetim danışmanının karmaşık sistem anlayışına sahip olması, işletme içi reaksiyon zincirini çözümleyerek probleme neden olabilecek tüm potansiyel faktörlerin belirlenmesine olanak sağlar.

Sistemin parçası olan kişiler, işletme körlüğü nedeniyle problemleri göremeyebileceği ya da bazı olguları doğru değerlendiremeyebileceğinden yönetim danışmanı bağımsız olmalıdır. Yönetim danışmanı işletme dışından gelen kişi olarak baskı altında kalmadan çözüm önerilerini yönetime sunarak onlardan karar vermelerini isteyecektir.

Şirket sahiplerince, yönetim danışmanının genelde sorunlarını çözecek uzmanlığın eksik parçasına sahip olduğu düşünülür.

Danışmanlık süreci:

  • Kurum ve problemlerine uyum sağlama
  • Bilgi toplama ve güvenilirliğini test etme
  • Problemle ilişkili bölümleri bir araya getirme
  • Hareket öncesi karar almaya ikna etme aşamalarını içerir.

Yönetim danışmanlığı, teknik bir iş olmaktan ziyade sanattır. Şirketler genelde gereksinim duydukları ek kaynak, nesnellik ve uzmanlık ihtiyaçlarını optimum harcama ile gidermek amacıyla danışmanlık hizmeti almak isterler.

Bağımsız profesyonel bakış açısı edinilmesi, şirketin baştan aşağı uzman gözüyle değerlendirilmesi, büyümeyi gerçekleştirecek fikirler üretilmesi, yönetim ve personelin eğitilmesi ve stratejik yaklaşım alışkanlığı edinilerek gelişime katkı sağlanması yönetim danışmanlığının işletmeye yararları olarak kobi sahiplerince tespit edilmiştir. Kriz durumlarında ön plana çıkan yarar ise; yönetim danışmanının krizin nedenlerine dair sakin değerlendirmeler yapıp panik içindeki işletme sahibine alınabilecek önlemler konusunda önerilerde bulunarak acil eylem planı hazırlık ve uygulanmasında destek vermesidir.

Her gün onlarca örneği yaşanan durumlara bakarsak; yurdum ekonomisinin yüzde 98`ini oluşturan kobiler içerisinde önemli yere sahip aile şirketlerinde kuşaklararası çatışma durumu öncelikli çözümlenmesi gereken bir sorundur. Problemlerin aşılmasında 3. göz olarak taraflara neden ve sonuçlarıyla önyargıdan ari durumu açıklayabilecek bağımsız kişi olarak yönetim danışmanı denge unsuru başka bir deyişle arabulucudur.

Zaman, işgücü, ekipman ve finansman kaynaklarının organize edilerek verimli kullanılmasında yol göstericidir. Stratejik analizler ve sonuçlarının irdelenmesinde uzmanlık derecesinde etkin ve yararlıdır. Kriz durumlarında benzer koşulları defalarca yaşamış olması şirkete zaman kazandıracaktır. Yönetim Danışmanı deneyimleriyle şirket bünyesine uygun çözümü üreterek ufku hızla yakınlaştırma yeteneğine sahiptir.

Ancak tüm bunları yapabilen yönetim danışmanı bir konuda kesinlikle yetkisizdir: Patronun yerine karar vermek! Yönetim danışmanı gerek olağan koşullarda gerekse kriz zamanlarında başrol oyuncusu değil yardımcı oyuncu ödülünü hedefler.

Yazan: Uzman Yönetim Danışmanı Can Çirişoğlu

Kaynak: Milliyet KOBİ

Yayın Tarihi: 06.11.2008

BusinessWeek, 2009` da krizden etkilenmemenin yollarını uzmanlara sordu, ortaya 20 maddelik reçete çıktı - 02.01.2009

 

Küresel kriz başta ABD olmak üzere bütün dünyayı olumsuz etkiledi. Binlerce firma batarken milyonlarca kişi işsiz kaldı.

Ekonomideki taşları yerinden oynatan mali kriz beraberinde bir dizi önlem paketini de beraberinde getirdi. Amerika` nın önde gelen ekonomi dergisi BusinessWeek, 2009` da krizden yara almamanın yollarını uzmanlara sordu ortaya 20 maddelik reçete çıktı. İşte 2009` da krizden etkilenmemenin yolları:

1. Geleceği tahmin etmeyin. Tahmin edemediğimiz bir durum içindeyiz. Bu konuda bazı tahminler yapmak krizde yara almaya sebep olacaktır.

2. Kasanızda her zaman bir miktar para olmalı. Krizde borç batağına girmeyin. İşinizi kaybederseniz, yaşamınızı devam ettirebilmeniz için en az 12 bin dolarınızın cebinizde olması gerekiyor.

3. Dış yatırıma odaklanın. Bu, Amerikanlar için bir öneri. Gelişmekte olan ekonomiler, ABD piyasalarına göre daha az yara aldı.

4. Tek bir kâğıda oynamayın. Ekonomide kırılgan bir dönemden geçildiği için şirketlerin iflası an meselesi. Analistler, borsada büyük-küçük demeden farklı kâğıtlara yatırım yapmak gerektiğine inanıyor.

5. Enerji tasarrufuna yönelin. Şirketler enerji tasarrufu gerektiren yatırımları yaptıkları takdirde hükümetlerden vergi indirimi alabilirler.

6. Emeklilik primlerinizi unutmayın. Ekonomi iyi de gitse, kötü de gitse emeklilik primlerinin tam olarak ödenmesi gerekiyor.

7. Para biriktirmeye çalışın. Uzmanlar, hem kötü günleri atlatmak, hem de yatırım yapabilmek için para biriktirmenin şart olduğu görüşünde.

8. Ani kararlar vermeyin. Kırılgan ekonomik bir ortamda ani verilecek bir karar zarara yol açabilir. Duygularınızla hareket etmeyin.

9. Yüklü borçlarınızı kapatın. Krizden yara almamak için yatırımdan önce yüklü borçları ödemek gerektiği görüşünde. Özellikle yüksek faizli borçlar bir an önce ödenmeli.

10. Yatırımdan vazgeçmeyin. Borsadaki yatırımlardan vazgeçmemek gerekiyor. Buradaki en önemli faktör doğru zamanda doğru kâğıda oynamak.

11. Harcamalarınızı takip edin. Harcamalarınızı bir yazılım aracılığıyla takip edin. Gelir-gider dengesini oluşturmak krizden yara almamanın önemli bir faktörü.

12. Yüksek maaşlara dikkat. Bu öneri bünyesinde sayıca çok işçi çalıştıranlar için. Yüksek maaşlı çalışan sayınız çok olursa, kriz ortamında cirolarınızda muhtemel bir düşüş olacağından ötürü size kalan para da az olacaktır.

13. Aldığınız kredilere yeniden göz atın. Dünya merkez bankalarının faiz indirim kararları, özellikle mortgage taksidinin faiz oranlarını etkileyecektir.

14. Sürüyü takip etmeyin. Kriz ortamında mantık çerçevesinde kendi bildiğinizi yapmak en iyi yol gibi görünüyor.

15. Yatırım ve bütçe dengesini kurun. Bütçenizi iyi kontrol etmek, sağlık yatırım yapmanın en önemli faktörü.

16. Sigortalarınızdan vazgeçmeyin. Taşınmazlarınızı sağlama alın. ABD`li uzmanlar, sigortanın bazen hayat kurtardığı görüşünde.

17. Finans danışmanlarınızla daha sık bir araya gelin. İşlerinizi hem danışmanınızla kontrol edin, kendiniz de bir kere daha üzerinden geçin.

18. Anlamadığınız bir şeye yatırım yapmayın. Yatırımcılar, sadece iyi getirisi olduğu için yatırım yaptıkları kâğıtlardan büyük zarar etti. Danışmanınız, yatırım yaptığınız kâğıdın detaylarını size anlatamıyorsa dikkat edin.

19. Güvenli yatırımların güvenli olduğundan emin olun. Analistler, güvenli ve getirisi belli olan kâğıtların aslında öyle olmadığı görüşünde. Paranızı yatıracağınız kâğıt, krizde garanti para kazandırmayabilir.

20. Altından kalkmayacağınız riskler almayın. Ayağınızı yorganınıza göre uzatmalısınız.

Alıntıdır...

DANIŞMANLIK NEDİR? - 08.02.2009

Danışman Kimdir?

  • Geçici bir süre içinde, sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeyi kullanarak, çalışma yaptığı kuruluşta, bu kuruluşun iş yapma alışkanlıklarından, yapısından ve kültüründen bağımsız olarak, önceden belirlenmiş bir konu üzerinde çalışarak, bu çalışmanın sonuçlarını yöneticilerin dikkatlerine sunan kişidir.

  • Bir değişim katalizörüdür.

  • Kısa bir süre hizmet ettiği kuruluşta bir iz bırakan kişidir.

  • Hizmet süresince, hizmet ettiği kuruluşun çıkarlarını en iyi biçimde kollayan kişidir.

Danışmanlık Nedir?

  • Bir kuruluşa, değişik konularda, tarafsız bir kişi veya kişiler tarafından, önceden belirlenmiş iş tarifine uygun biçimde sağlanan profesyonel yardımdır.

  • Bağımsız politika, strateji ve taktiklerin geliştirlmesine katkıda bulunmak, öneriler üretmek ve destek sağlamaktır.

  • Şirket yöneticilerini korkularından, tereddütlerinden ve çaresizlikten kurtaracak yardımı sağlamaktır.
     

Danışmanlığın İlkeleri Nelerdir?

Danışmanların çalışmaları sırasında titizlikle uygulamak zorunda olduğu ilkeler vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir;

  • Tarafsızlığın ve bağımsızlığın korunması,

  • Gizliliğe riayet etmek,

  • Mesleki saygınlığı korumak ve korunmasını sağlamak,

  • İş temini için çıkar sağlamamak,

  • Ücreti hizmete dayandırmak,

  • İş sahibinin çıkarlarını korumak,

  • Nüfuz kullanmamak.
     
    Danışmanlık mesleğinde ahlaki standartlara çok önem verilmektedir ancak bu başarılı bir danışmanlık için yeter şart değildir. Danışman, bu önemli ilkelere ilaveten danışmanlık yaptığı alanda “hakiki bir beceri sahibi, dünyada kabul görmüş danışmanlık kriterlerine uygun hizmet sağlayan bir uzman” olmalıdır. Asıl önemlisi danışman, hizmet vereceği kuruluşa bir fayda sağlayacağına emin olmalıdır.